Beynimle çalışıyorum :)

Korkularımızın hayatımızı ele geçirip kolayca yönetebildiğine değinmiştim daha önce. Bu korkuların kolayca çözümlenmediğini, beyin nöronları arasında kendine oluşturduğu yolları kesip atmak maalesef kolay değil, hem de hiç değil. Çünkü siz yeni bir yol tanımladıkça, o hep gidip alışık olduğu yolları tercih ediyor. İlkel beyin, alışık olduğu, tanıdığı, bildiği yolları çok seviyor.

Nöronlar arasında yeni bir yol oluşturmak, bir şeyi sürekli olarak dilde tekrarlayarak olmuyor. Onu bedene hissettirmek, duygunun içine girip onu doyasıya yaşamak ve bunu her gün yapmak gerekiyor. Kilo vermeye çalışmak gibi, bu da bir egzersiz gerektiriyor. Çünkü zaten ilkel beyin gerçeğin ne olduğunu bile bilmiyor. Bilse izlediğimiz filmlere neden ağlayalım? Gerçek olmadığını bile bile…

Örnek olarak, hadi birlikte deneyelim. Kendimize olan güveni arttırmak için, kendine gerçekten güvendiğin anda tam olarak ne hissedersin, nasıl bir duruşun olur, ne tepkiler verirsin, bunları canlandır gözünde, bak uzaktan kendine, vizyonla kendini, gir o duyguya ve yaşa onu. Her gün 5 dakika bile olsa yap bunu. Bu noktada zihin kontrolü çok önemli tabi ki. Aklına seni bu duygudan ve düşüncelerden uzaklaştıracak, caydıracak türlü türlü olaylar ve durumlar getirecek. İşte ona kandığın anda onun bildiği yoldan gitmesine izin vermen demek olur. Halbuki amacımız yeni bir nöron bağlantısı oluşturmak. Ona yeni bir yol göstermek ve bundan sonra onu otomatiğe bağladığımızda bu yoldan gitmesini istemek. O yüzden böylelikle kontrolün bizde olduğunu hissederek, ona kanmayıp, amacımızdan şaşmadan zihni kontrol ederek ona yeni bir yol inşa edip, bizim onun için yaşamamızı değil, onun bizim için yaşamasına izin vermiş olacağız.

Böylelikle korkuların üzerine gitmiş olup, kemikleşmiş inançları kırıp daha özgür bir dünyaya adım atacağız.

Ama unutmamalı ki, bu çalışmayı yaparken, beyin dalgaları beta dalgasında değil, alfa dalgasında olması gerekir. Biz stresli, gergin, hızlı kalp atımları yaşarken beynimiz betadadır. Ama rahat ve stressiz olduğumuz zamanlarda ise alfaya geçmiş oluruz. Betadan alfaya geçmek için öncelikle derin ve rahat nefesler almalıyız. Hatta belki gözlerimizi kapatıp kendimizi bir ormanda, bir göl kıyısında veya deniz kenarında doğa ile iç içe hayal edebiliriz.

Sonrasında ona istediğimiz verileri yükleyebiliriz.

Bu yolla edindiğim bir deneyimi bir sonraki yazımda paylaşacağım. Örneklerle 🙂

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir