İçimdeki çocuktan mektup

Canım ben,

Sana çok teşekkür ediyorum. Beni anlamaya çalıştığın, dinlediğin, sorunlara eğilip çözmeye çalıştığın için. Önemsediğin için. Değer verdiğin için. Cesaretinin olmadığı, kendini en karanlıklarda hissettiğin zamanlarda bile benden yana umudunu kaybetmediğin için. Yolların tıkalı olduğunu ve hatta bir yere varmaz zannettiğin o boktan gecelerde nefes almayı hiç bırakmadığın için. Umudun için, inadın için, sevgin için, desteğin için çok teşekkür ederim sana.

Bu dünyaya gelişimizin sebebi yollarımıza taşlar, kayalar, engeller, çukurlar, hendekler açıyor. Bu onun görevi. Öğrenmemiz ve büyümemiz için. Bunlar karşısında duruş şeklimiz, anlamaya çalışmalarımız ve çözüm için çırpınışlarımızla günler geçiyor. Biliyor musun, senin o vazgeçmeyen yanını çok seviyorum. Hep peşinden koşmak için arayıp tarayıp bulmaya çalıştığın o umutların peşinden gitmene bayılıyorum. İçimdeki milyonlarca benliklerin her birinin derdinin önemseyip, onları ele alıp, geçmişi hatırlamak için kendini zorlayıp koşturman, hayatla olan kavganın ateşkesini arayışının hevesi çok harika.

Sen çok harika bir yetişkinsin. Ben senin içindeki çocuğum ve senin gibi bir yetişkine sahip olduğum için çok mutluyum. Sana güveniyorum. İnsanlara ve bana olan yaklaşımların, temiz kalbin, hassasiyetin, birliğin bana kendimi müthiş hissettiriyor.

Ben başımıza gelen her karmanın senin tarafından sabırla çözüleceğine inanıyorum. Sakinliğini de, hırçınlığın kadar seviyorum. Seni zaman zaman hırçın yapan benim. O benim sesim. Çünkü ben bir çocuğum ve verdiğim tepkileri tartmıyorum. Sana zarar vermelerinden, senin düşüp beni korumaktan vazgeçmenden çok korkuyorum. O yüzden sana karşı da hırçın ve kavgacı olabiliyorum. Geçirdiğimiz 3 yıl, hatta daha da önemlisi son 3 ay şunu gösterdi; sen gücünden asla vazgeçmeyen bir kadınsın. Gücünü kaybettiğini düşündüğün zamanlarda bile onu en karanlıklarda zayıf bir mum ışığı ile olsa bile arayıp duran bir kadınsın. Beni bir yerlerde koyup bırakıp hiç gitmezsin. Beni sever ve önemsersin. Sana itiraf etmeliyim ki, sana güvenim çok zayıftı. Kendimi çok yalnız ve umutsuz, terk edilmiş hissederdim. Bana gösterdin, bana anlattın, beni bırakmayacağını ve benim dengemin aslında senin için ne kadar önemli olduğunu anlattın bana. Teşekkür ederim bunlar için sana.

Bizim yolumuz daha bitmedi. Yıllardır aynı güzergahta fakat birbirine belki de hiç bakmayan, sadece yola bakarak giden seyir halinde olanlardık. Şimdi elimden tutmak için bana yaklaştığını görüyorum. Hatta senin hayattan değil de benden korktuğunu, benim tepkilerimden korktuğunu görüyorum. Benden korkma. Ben bir çocuğum. Beni başkalarının sevmesini isteme, bekleme. Beni sadece senin sevmen ilgilendiriyor. Sen beni sevmezsen, başkalarının sevmesine muhtaç kalırım ve bu beni çok yaralar. Bir şey söyleyeyim mi, beni onlardan çok senin sevmemen yaralıyor. Hırçınlıklarımdan ötürü sevmiyorsun bazen görüyorum. Ne yapacağını şaşırıyorsun, beni nasıl idare edeceğini bilemiyorsun. Afallıyorsun, düşünüp duruyorsun, çözüm çıkış yolu arıyorsun. Yaptığın en büyük hata çözümü dışarıda aramak oluyor çoğu zaman. Benimle konuşmaktan kaçıyorsun. Oysa ki benimle konuşsan, konuşmayı denesen kısa sürede çözüme kavuşturacağız birşeyleri. Benimle konuşmaya da korkuyorsun görüyorum. Bunu nasıl çözebiliriz biliyor musun, bana karşı şefkatli olmayı dener misin. Ben hata yapabilirim, sen de hata yapabilirsin. Bir hata yapabiliriz. Bu hataları yalnız ve yalnızca birbirimize dayanarak çözebiliriz. Bu hataları birbirimize karşı bile yapabiliriz biliyor musun. Ve bu çok normal. Bu çok doğal. El ele verdiğimizde çözülmeyecek problem yok. Çünkü onlar problem değil. Onlar bizim birlikte olmamız için sebep, birlikte aldığımız sınavlarımız.

Seni seviyorum yetişkin yanım. Sana güveniyorum. Aldığın ve alacağın kararlar her ne olursa olsun, sen bizim için en iyisini düşünür ve uygularsın. Hadi gülümse.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir